Bir sözleşme, taraflar arasında her şey yolunda giderken değil, iş ters gittiğinde okunur. Bu yüzden metnin asıl işlevi, uyuşmazlık çıktığında kimin ne yapacağını önceden belirlemektir. Sözleşmeler hukuku alanındaki çalışmam iki yönlüdür: imzadan önce metni işin gerçeğine uygun hâle getirmek, imzadan sonra ortaya çıkan uyuşmazlıkta hakları korumak.
İmzadan önce: hazırlık ve inceleme
Size sunulan bir sözleşmeyi imzalamadan önce incelemek, sonradan açılacak davadan çok daha ucuzdur. İncelemede öncelikle edimlerin açık tanımlanıp tanımlanmadığına, ödeme takvimi ve gecikme sonuçlarına, teslim ve kabul usullerine bakarım. Ardından fesih ve dönme şartları, cezai şartın tutarı ve tek taraflı işleyip işlemediği, teminat ve kefalet hükümleri, gizlilik ve rekabet yasağı maddeleri ile yetkili mahkeme ve tahkim kayıtları kontrol edilir. Genel işlem koşulu niteliğindeki tek taraflı ağır hükümlerin geçersiz sayılabileceği hâller ayrıca değerlendirilir.
Sık düzenlenen sözleşme türleri
- Satış, tedarik ve bayilik sözleşmeleri
- Hizmet, danışmanlık ve eser (yapım) sözleşmeleri
- Kira sözleşmeleri ve tahliye taahhütnameleri
- Araç ve taşınmaz satış vaadi, ön ödemeli satışlar
- Ortaklık, pay devri ve hisse opsiyon anlaşmaları
- Gizlilik sözleşmeleri ve rekabet etmeme taahhütleri
İmzadan sonra: ifa, temerrüt ve fesih
Karşı taraf edimini yerine getirmediğinde atılacak ilk adım, çoğu zaman usulüne uygun bir ihtarnamedir. İhtarnamede verilen süre, talebin açıkça belirtilmesi ve tebligatın doğru adrese yapılması, sonraki davada temerrüdün ispatı bakımından belirleyicidir. Borçlu temerrüde düştüğünde alacaklının seçimlik hakları doğar: aynen ifa ve gecikme tazminatı, ifadan vazgeçip müspet zararın talebi ya da sözleşmeden dönme ve menfi zararın istenmesi. Hangi yolun seçildiğinin sonradan değiştirilmesi kural olarak mümkün olmadığından, bu tercih baştan doğru yapılmalıdır.
Uyarlama ve aşırı ifa güçlüğü
Sözleşme kurulduktan sonra ortaya çıkan ve öngörülemeyen olağanüstü durumlar, edimler arasındaki dengeyi ağır biçimde bozabilir. Böyle hâllerde sözleşmenin yeni koşullara uyarlanması, bu mümkün değilse sözleşmeden dönme talep edilebilir. Bu davalarda beklenmeyen durumun niteliği, tarafın bu riski üstlenip üstlenmediği ve edimin henüz ifa edilip edilmediği incelenir.
Uyuşmazlığın çözümü
Sözleşmeden doğan para alacakları için dava açmadan önce arabuluculuk çoğu hâlde zorunludur. Alacak likit ve belgeye dayalıysa icra takibi daha hızlı sonuç verebilir. Hangi yolun seçileceğine, elinizdeki belgenin niteliği ve karşı tarafın ödeme gücü birlikte değerlendirilerek karar verilir. Görüşmede sözleşmenin tamamını okuyup risk haritasını çıkarır, atılacak adımları sırasıyla yazılı olarak paylaşırım.
Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir ve hukuki görüş yerine geçmez. Somut durumunuz için randevu alarak görüşebilirsiniz.